Gönlümden geçenleri kayıt edebilseydi keşke dilim…
Gözlerimden akanları silebilseydi keşke ellerin…
Karanlık odamda bir başıma ben ve yalnızlığım; an gelir alır götürür sessizliğin…
İmkansızlığın gölgesidir güzelliğin, karartır düşlerimi sana geç kalmışlığım…
Suskun bakışların unutturur geçmişi, sineye çeker umudu kim bilir belkide ellerinde emanetim…
Köşe başında nöbette aşkın kırıntıları gökyüzüne uçmayı bekler masmavi düşlerle…
Her dokunuş kamçılıyor beni, çılgın taylar gibi sevdama gem vuramıyorum…
İçten içe delice sabırsızlanıyorum vuslata, hayal ettikçe seni deliriyorum…
Koştukça koşasım, Sevdikçe sevesim, VURULDUKÇA TEKRAR KALKIP KOŞASIM GELİYOR MAHŞERİNE…
Kabul et beni böyle sevdam ağladıkça biraz biraz soluyorum….
Bütün yollar sana çıkıyor
Yürümekten korkmuyorum bu kez…
Seni sevecek kadar yüreğim var ama
Söylemeye yetecek nefesim varmı bilemiyorum…
Soluk soluğa hissediyorum seni
Damarlarımda tutkun alev alev yakıyor bedenimi…
Yaşanmalı bu sevda
Yaşamalı seni…
Uzun uzun yazacağım seni
sonu olmayan kitabıma…
Mektuplar yollatacağım kuşarla
herşey siyah beyaz olacak eskilerderki gibi…
Yaprağın köşesini yakıp kokular süreceğim:
mum ışığında dolma mürekkepli tahta kalemle,
her cümlenin başına Aşk’ı sonuna Seni yazacağım
ve gül tanelerini yaprakların arsına yerleştireceğim…
Masanın üstünde öylece duracak ve her gece bir damla
gözyaşı akıtacğım susuzluktan solmasın diye…
Tek odalı tahta panjurlu bir oda da yaşıyacağım seni
duvarları maviye boyayıp kapıyı açık tutacağım
Bekleyeceğim seni…
Sen her gece en güzel şeyler yazmak istediğimsin.
Sen tek şairi olmasını istediğimsin şiirlerimin.
Bir nefes kadar yakın bir içerleniş kadar sıcak ve bir harf kadar anlamlısın…
Herkes sevdayı yazar ayrılıklarıyla
Ben seni sevdama yazdım tüm kırıklarıyla…
Kimi zaman sel oldum aktım sana
Kimi zaman deprem oldum yıkıldım otağına…
Bazan süküt ettim izledim seni ve
Masmavi istanbulumsuz gözlerini…
Kayboldum içinde savrulurken yerden yere…
Seni seviyorum, Sevdikçe daha çok Seviyorum…
Susmak istesemde haykırmadan duramıyorum
İçimdeki seni…
An ve an hayalinle nefes alıyorum…
Yangın yeri gibi yüreğim sönmüyor sönmüyor…
Yangınım çok büyük alevinden tutşuyor tüm bedenim…
Gözlerim kararıyor ve bedenimde binbir
Titreyişle tılsımına kapılıyorum…
İki gözüm iki çeşme leylada kim mecnunda kim?!
Sevdamı tek geçerim…
Meydan okuyorum azraile ve şairlere
Gelip alsınlar beni ne bir çehre kalsın nede bir beste…
Herşey aşkınla güzel acıda olsa seni yad etmekten haz alıyorum…
Aşkım elifim, ben kurşunu kafama sıksamda bırakma beni
Allah’ın ahdi varkahrolsamda sende yok edecek beni…
Bazı insanlar ilk görüşte aşkı tadamazlar
Ağmadırlar çünkü.!
Bazı insanlar duyamazlar tutku dolu aşkane sözleri
Sağırlardır çünkü.!
Bazı insanlar hissedemez sevdayı
Solmuştur yaprakları çünkü.!
Herşeyin değeri yokken farkedilir
Dünyalar senin olsada ahiret senin olmadıkça
Yüreğinde sızıntı olur.
Senin olduğumda senin benim olmadığın gibi hani…
Bazan sevsende sevilmezsin
Tutkun nefrete dönüşür.
Bazan aynaya baktığında
Dalarsın uzaklara gider
Öfkeni sineye çekersin…
Hiçmi hoş olmaz duygular
Hiçmi güzel değildir bu hayat?
Bunu çaresiz bir Aşk’a tutulduğunda anlarsın…
Vazgeçemezsin, gidemezsin…
O yol acısıyla o kadar tatlıdırki
Dışa vursada dugular hayalin bir anlık dokunuş için
O anı yaşamak için kudurursun durduramaz seni hiçbirşey…
Bazan ağmada, sağırda, solmuşta olsan, gelir…
Bir dokunur tüm duyularından vazgeçersin.
Benimle ol aşk, ben seni ağma, sağır, solmuş yapraktaki
Mahzunlukla sevdim… Gel ve bir daha gitme….
13 Ağustos – 2008