Web

WordPress Namaz Vakitleri

WordPress sitelerinize eklenti kurmadan Namaz Vakitleri ekleyebilirsiniz.
Namaz.php dosyasını ana dizine atın.

<?php
function edate_diff($start, $end, $desc=false)
{
   $datediff = array();

   $days_desc  = ($desc)? ' Gün' : NULL;
   $hours_desc = ($desc)? ' Saat' : NULL;
   $mins_desc  = ($desc)? ' Dakika' : NULL;
   $secs_desc  = ($desc)? ' Saniye' : NULL;

   $sdate = ((!is_int($start))? strtotime($start) : $start);
   $edate = ((!is_int($end))? strtotime($end) : $end);

   $amount = $edate - $sdate;
   $days = floor($amount/86400);
   $days = (($days < 10 && $days >= 0)? "0".$days : $days);

   $amount = $amount % 86400;        
   $hours = floor($amount/3600);
   $hours = (($hours < 10 && $hours >= 0)? "0".$hours : $hours);

   $amount = $amount % 3600;
   $mins = floor($amount/60);
   $mins = (($mins < 10 && $mins >= 0)? "0".$mins : $mins);

   $amount = $amount % 60;
   $secs = floor($amount);
   $secs = (($secs < 10 && $secs >= 0)? "0".$secs : $secs);

   $datediff['days']    = $days.$days_desc;
   $datediff['hours']   = $hours.$hours_desc;
   $datediff['minute']  = $mins.$mins_desc;
   $datediff['seconds'] = $secs.$secs_desc;

   return $datediff;
}

?>
<meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8" /> 
<?php
function yaz($a){
echo "<pre>";
print_r($a);
echo "</pre>";
}

function tarihkarsilastir($ilk_tarih,$son_tarih){ 
$ilk = strtotime($ilk_tarih); 
$son = strtotime($son_tarih); 
if ($ilk-$son > 0) { return 1; 
}else{ return 0; }}

function cek($url){
  $curl = curl_init();
  // Setup headers - I used the same headers from Firefox version 2.0.0.6
  // below was split up because php.net said the line was too long. :/
  $header[0] = "Accept: text/xml,application/xml,application/xhtml+xml,";
  $header[0] .= "text/html;q=0.9,text/plain;q=0.8,image/png,*/*;q=0.5";
  $header[] = "Cache-Control: max-age=0";
  $header[] = "Connection: keep-alive";
  $header[] = "Keep-Alive: 300";
  $header[] = "Accept-Charset: ISO-8859-1,utf-8;q=0.7,*;q=0.7";
  $header[] = "Accept-Language: en-us,en;q=0.5";
  $header[] = "Pragma: "; // browsers keep this blank.
  curl_setopt($curl, CURLOPT_URL, $url);
  curl_setopt($curl, CURLOPT_USERAGENT, 'Googlebot/2.1 (+http://www.google.com/bot.html)');
  curl_setopt($curl, CURLOPT_HTTPHEADER, $header);
  curl_setopt($curl, CURLOPT_REFERER, 'http://www.google.com');
  curl_setopt($curl, CURLOPT_HEADER, 1);
  curl_setopt($curl, CURLOPT_FOLLOWLOCATION, false);
  curl_setopt($curl, CURLOPT_MAXREDIRS, 10); /* Max redirection to follow */
  curl_setopt($curl, CURLOPT_ENCODING, 'gzip,deflate');
  curl_setopt($curl, CURLOPT_AUTOREFERER, true);
  curl_setopt($curl, CURLOPT_RETURNTRANSFER, 1);
  curl_setopt($curl, CURLOPT_TIMEOUT, 30);
  $html = curl_exec($curl); // execute the curl command
  curl_close($curl); // close the connection
  return $html; // and finally, return $html
}
error_reporting(E_ALL & ~E_NOTICE); 
$asd = "http://www.namazvakitleri.org/";
$bsd = 'http://www.namazvakitleri.org/T%C3%BCrkiye-namaz-vakitleri';
$Dersler = cek($bsd);
preg_match_all('#<li><a href="(.*?)">(.*?)</a></li>#si',$Dersler,$DersSonuc);
?>
<form action="" method="post">
<select name="kategori" >
<option value="deneme" selected>Seciniz</option>
<?php
for($i = 0; $i < count($DersSonuc[0]); $i++){
echo '<option value="'.$DersSonuc[1][$i].'">'.ucfirst($DersSonuc[2][$i]).'</option>';
}
?>
</select>
<input type="submit" value="Getir" class="btn" />
</form>
<?php
$kategori = $_POST['kategori'];
$Ders_Icerikleri = cek($asd.$kategori);
preg_match_all('#İmsak</a></span><span class="right sp2(.*?)>(.*?)</span>#si',$Ders_Icerikleri,$imsak);
preg_match_all('#Güneş</a></span><span class="right sp2(.*?)>(.*?)</span>#si',$Ders_Icerikleri,$gunes);
preg_match_all('#Öğle</a></span><span class="right sp2(.*?)>(.*?)</span>#si',$Ders_Icerikleri,$ogle);
preg_match_all('#İkindi</a></span><span class="right sp2(.*?)>(.*?)</span>#si',$Ders_Icerikleri,$ikindi);
preg_match_all('#Akşam</a></span><span class="right sp2(.*?)>(.*?)</span>#si',$Ders_Icerikleri,$aksam);
preg_match_all('#Yatsı</a></span><span class="right sp2(.*?)>(.*?)</span>#si',$Ders_Icerikleri,$yatsi);

if( $imsak[2][0] < date("H:i") and date("H:i") < $gunes[2][0] ){
$start = date("H:i");
$end   = $gunes[2][0];
$timeleft = edate_diff($start,$end);
if($timeleft['hours'] == '00'){
echo 'Sabah namazı vaktine '.$timeleft['minute'].' dakika kaldı.';
}else{
echo 'Sabah namazı vaktine '.$timeleft['hours'].' saat '.$timeleft['minute'].' dakika kaldı.';}}

if( $gunes[2][0] < date("H:i") and date("H:i") < $ogle[2][0] ){
$start = date("H:i");
$end   = $ogle[2][0];
$timeleft = edate_diff($start,$end);
if($timeleft['hours'] == '00'){
echo 'Öğle namazı vaktine '.$timeleft['minute'].' dakika kaldı.';
}else{
echo 'Öğle namazı vaktine '.$timeleft['hours'].' saat '.$timeleft['minute'].' dakika kaldı.';}}

if( $ogle[2][0] < date("H:i") and date("H:i") < $ikindi[2][0] ){
$start = date("H:i");
$end   = $ikindi[2][0];
$timeleft = edate_diff($start,$end);
if($timeleft['hours'] == '00'){
echo 'İkindi namazı vaktine '.$timeleft['minute'].' dakika kaldı.';
}else{
echo 'İkindi namazı vaktine '.$timeleft['hours'].' saat '.$timeleft['minute'].' dakika kaldı.';}}

if( $ikindi[2][0] < date("H:i") and date("H:i") < $aksam[2][0] ){
$start = date("H:i");
$end   = $aksam[2][0];
$timeleft = edate_diff($start,$end);
if($timeleft['hours'] == '00'){
echo 'Akşam namazı vaktine '.$timeleft['minute'].' dakika kaldı.';
}else{
echo 'Akşam namazı vaktine '.$timeleft['hours'].' saat '.$timeleft['minute'].' dakika kaldı.';}}

if( $aksam[2][0] < date("H:i") and date("H:i") < $yatsi[2][0] ){
$start = date("H:i");
$end   = $yatsi[2][0];
$timeleft = edate_diff($start,$end);
if($timeleft['hours'] == '00'){
echo 'Yatsı namazı vaktine '.$timeleft['minute'].' dakika kaldı.';
}else{
echo 'Yatsı namazı vaktine '.$timeleft['hours'].' saat '.$timeleft['minute'].' dakika kaldı.';}}

echo '<table><tr><td>İmsak: </td><td>'.$imsak[2][0].'</td></tr><tr><td>Guneş: </td><td>'.$gunes[2][0].'</td></tr><tr><td>Öğle: </td><td>'.$ogle[2][0].'</td></tr><tr><td>İkindi: </td><td>'.$ikindi[2][0].'</td></tr><tr><td>Akşam: </td><td>'.$aksam[2][0].'</td></tr><tr><td>Yatsı: </td><td>'.$yatsi[2][0].'</td></tr></table><br />';
?>

Bileşen kullanıyorsanız bileşene yoksa div arasına ekleyin.

<iframe style=”margin: 15px;” src=”http://www.namaz.info/namaz.php?kategori=istanbul-namaz-vakitleri” height=”230″ width=”220″ frameborder=”0″ scrolling=”no”></iframe>

Namaz Vakitleri menunuz hazır.
Örnek site:  http://www.namaz.info
bir teşekkür yeter.

WordPress Şarkı Sözü Botu

Kullanmaktan vazgeçtiğim şarkı sözü botunu paylaşıma sunuyorum devamlı güncel olan şarkı sözü sitesinden wordpress plugin olarak link girerek botu çalıştırabilirsiniz.

Ekte verdiğim dosyayı indirin ve plugins klasörüne atın etkinleştirdikten sonra ayarlar sekmesinden sarkı sözü botuna gelin. geri kalan kısım indirdiğiniz dosyanın içine var.

Detaylı anlatım dosyanın içerisinde var. bir teşekkürü çok görmeyin..

Download

City Theme WordPress

Temanın özellikleri :
Çok fazla detaya girmeme gerek yok kısaca şehir, köy veya semt sitesinde olması gereken tüm özellikler var.
Thumb özelliği manşet sistemi reklam alanları ve kategorilendirme sistemi city theme da.
Css & Xhtml ile kodlandı.
Manşet ve konu başlıkları için özel alan foto dur karşılığına image linkini girmeniz yeterli.
Ana sayfada
Temanın footer bölümünden fatihbozkurt.net e link verirseniz sevinirim. bir teşekkürü çok görmeyin.
Ana sayfada konular gözükmüyor sorunsalı için biraz içerik girin düzelecektir. boş kaldığından oluyor.
Demo | İndir | PSD | Eklentiler

Adsense az veriyor niyemi?

Google Adsense, Reklam yayınlayıcılar son bir ay’ı geçgindir az kazanmaya başladılar, şöyleki, eskiden 15 bin tıklamaya 30 -40 dolar alanlar, 15 dolar gibi komik bir gelir ile karşı karşıyalar.
Bazan ufak tefek düşüşler oluyordu fakat, bunlar çöp diye nitelendirdiğimiz tık başı ücreti az veren adwords çülerden sebepti. Filitreleme ile bunu aşabiliyorduk, şuan filitrele Allahım filitrele değişen hiçbir şey yok. Boşuna da çabalamayın derim. Ekonomik krizin vurduğu kesinki Adwords çüler artık oranları düşürdü fakat buna itiraz etmiyorduk olabilir diyip, Kazanç azalsada tıklama azalmıyordu ve doların yüksek olmasından ötürü Lira olarak bize dönüşü aynıydı.  Google seminerine giden arkadaşlarımız sağolsunlar herkese 200 liralık kuponlar hediye edilmiş fakat, bizim gözü aç mı desem yada hayatında kupon görmemiş webmasterdaşlarımız mı desem.!? her molada gidip 200 er 200 er lik kuponları almışlar ve şuan çeşitli platforumlarda ucuzdan satıyorlar. Herkese Adwords kullanmaya başladı ve oranlar düştü, bir kalitesizlik var şu sıra. Çıkan reklamlardan bunu rahatlıkla anlayabiliyorum. Sitelerimde içerik aynı içerik tıklamada aynı fakat kazanç az.

Yılbaşına kadar kemerleri sıkacağız beyler şu kuponlar bitsin ve Ekonomik kriz azda olsa durulsa Kazançlarımızın normale döneceğini düşünüyorum.
Yinemi dönmedi, benden yana yapacağım tek şey şudur. Türkçe tüm sitelerimi kapatacağım.
Birileri çok kazanacak diye ben kazancımdan olamam. Kontör cülere dir lafım, milletin kontörlerini harcayarak haksız kazanç ile istediğin kadar kazan.! Hesabı sorulur yediğin onca küfürde yanına kar kalır.

Supplemental index nedir?

Supplemental index nedir?:
Web sitelerimiz için iki tür indexlenme çeşidi vardır, son zamanlarda (1-2 yıl) aramaları kayıt etme, tag lar, fazladan seo sayfaları kısacası bir içerik için asıl index’i dışında kalan sahte veya fazladan urlere Supplemental denir.
Bu konuyu niye yazdım, çünkü google artık bu tür indexleri kaldırmaya başladı, biz ne kadar sitelerimizi düşünüyorsak oda ziyaretçilerine en doğru keskin sonucu vermeyi düşünüyor. Haksızda değil hani! Spamın kralıyız.
Yazıyı uyarı niteliğinde bir kaç gün önceden yazacaktım fakat vakit bulamadım, şuanda bu tür indexler kaldırılmaya başlandı millet yine telaşlandı ne oluyoruz diye.
Bir çok kalitesiz ama spam ve benzeri seo çalışmaları sayesinde üst sıralarda olanlar şmdi düşüşe geçtiler, içerikleri asıl indexli çok sayfası ve kaliteli içeriği olanlar kazanmaya başladılar.
Googlenin bu konudaki resmi açıklaması:
Official Google Webmaster Central Blog: The Ultimate Fate of Supplemental Results

Aşağıdaki vereceğim siteden websitelerinizi test edebilirsiniz.. Oranlarınıza göre geleceğiniz için çalışmalar yapın. İşler zorlaşacak kalite kazanacak.
Supplemental Index Ratio Calculator

Herkese Başarılar dilerim…

Kelime Yoğunluğu

Aktarılan her bilgi için en önemlisi, tecrübe ile sabit olan bilgidir. İki gündür yeni açacağım site için seo araştırmalarına devam ediyorum, hangi kelimelerde üstlerde çıkmalıyım? hangi kelimelerde üstte çıkmak kolay olur? hangisinden büyük hit çekerim? in araştırmalarını yapıyorum. Sitenin içeriğine uygun, ve devamlı içerikte geçecek “odak” nokta sayılacak kelimeleri gelecekte sitenin içeriğini hayal ederek belirledim. Bu konuda çalışmalar yapacağım, bundan önceki Web sitelerim için bu “kelime yoğunluğuna” göre arama için kelime belirleme ye çok kafa yormuştum. Sonuç olarak hayal gücümü kullanarak “odak” nokta kelimeyi belirledim ve üstünde meta, backlink ve tanıtım gibi çalışmalar yaptım meyvesini Üç (3) ay içerisinde aldığımı söyleyebilirim. Şayet yeni bir siteniz yoksa, kelime yoğunluğunu  firefox’ ile beraber kullanabileceğiniz addon “seoquake” kurabilir hayal gücünüzü kullanmadan teknik olarak kelime yoğunluğunu öğrenebilir oranlara göre “Seo” çalışmalarınıza başlayabilirsiniz.

Dreamweaver Video Ekleme

Merhabalar, Ufaktan görsel derslere başlıyalım, paylaşmak için buradayız sonuçta :=)
Dreamweaver da, Video nasıl eklenir bunun Resimli anlatımını yapacağım, oldukça basit 3-4 tıktan sonra Web sayfalarınıza kolayca video ekliyebileceksiniz. Derse başlamadan önce şunları bilmenizde fayda var.
Web sayfanızda göstermek istediğiniz video aynı klasörüde olmalı.

Resimde görüldüğü gibi, Instert > Media > Plugin Yolunu takip ettiğimizde, vide eklememiz için pencere açılır. Videomuzu seçip kaydet diyoruz.
Burada başka işlemlerde yapabilirsiniz. Media bölümü tamamen multimedya araçları için hazırlanmıştır. Flash, java, flash menu, flash resim galerisi oluşturabilirsiniz.
Resime tıkladığınızda orjinal boyutu açılacaktır.

Video muzu Maouse ile seçtiğimizde aşağımızda Plugin‘imiz ile ilgili bölüm açılır W ve H ile boyutlarını isteklerinize göre düzenliyebilirsiniz.
Burada size, eğer, videonuz web sayfanızın olduğu klasör içerisinde değilse, web sayfası klasörüne kopyalansınmı diyecektir. Buraya evet demek veya dememek bize kalmış, fakat sitenizde daha az klasör bulunması sizin işinizi kolaylaştıracaktır.
Resime tıkladığınızda orjinal boyutu açılacaktır.

Media Player‘imizi oluşturduk şimdi ona  bazı emirler vereceğiz,  birtanesini söyliyeceğim diğer tag ları siz kendi isteğinize göre düzenlersiniz.
Resimde görüldüğü gibi, autostart karşısında değer olarak false ve true girebilirisiniz.
Video
muz verdiğimiz değere göre bittiğinde tekrardan başlıyacak veya duracaktır.
Son olarak yapacağımız işlem CTRL + S dir yani sayfamızı kayıt ediyoruz. ve F12 ye basarak videomuzu test ediyoruz.
Herhangi bir sorun yaşarsanız buraya yazın elimden geldiğince yardım etmeye devam edeceğim. Kolay gelsin iyi Çalışmalar.

Fatih Bozkurt

Link Savaşları

Merhaba arkadaşlar canım sıkıldı link değişiminin smf.gen.tr de bilinçsizce kullanıldığını gördüm buna binaen birşeyler karaladım.

Öncelikle link değişimi nedir?

Farklı IP lere sahip iki sitenin birbirine link vermesi demektir yani a sitesi b sitesini google amcanın botlarına tavsiye ediyor kaynak ve incelenebilecek bir site olduğunu kanıtlamaya çalışıyor.

Bir çoğumuz link değişimini, page rank’ım artsın diye yapıyor, aslında buda bir reklam çeşidi ama görüntülüyenler farklı, normalde bir siteye banner, text veya pop-up reklam verirsinizki sitenizin hit’i artsın diye, link değişimide google amca nın hitini çekmek için yapılmış bir şey.
Peki atıyorum dini sitemiz var a.d.u.l.t bir siteye ziyaretçi çekmek, hit artırmak için reklam verirsimisiniz. HAYIR belki milleti dine imana getiririm diye düşünen varsa bilemem. :=)

Smf seo yarışması [smf.gen.tr]

smf seo yarışmasıSmf de çığır açan bir bir çok webmaster’i smf forum scriptini kullanmaya iten, gerek teknik destek gerekse görsel açıdan fayda sağlayan, smf.gen.tr
simple machines forum smf.gen.tr ödüllü seo webmaster yarışması

adı altında seo yarışması düzenliyor, bende jürideyim :P pek fazla vaktim kalmadığı için yarışma ile ilgilenemiyorum. Ödüller oldukça güzel, ve iştah kabartıcı, bir smf sitesinin daha bunu yapacağına inancım yok, zaten smf.gen.tr den başka smf teknik desteği veren de yok.!  Google ana IP si olarak, 66.249.93.147 64.233.179.104 belirlenmiş. Şuana kadar sürpriz ödüller genç webmasterleri sevindirmiş. Ah bizde yönetici olmasakta katılabilsek :P şaka bi yana ben rahat adamım yarışma falan yaşlanmış vücüdüm kaldırmaz.
Yarışmaya katılmak için, smf kurulu olması gerekiyor herhangi bir dizinde olması yeterli.
Herkese başarılar diliyorum hak eden kazanır umarım.

Tecvid Dersleri

Tecvid Nedir ?

Sevgili arkadaşlar ders notlarımdan derlediğim tecvid derslerimi sizinle paylaşmak istiyorum.
Kısaca tecvid nedir ne anlama gelir tecvid kuralları hangileridir bu tür konuları kısa ve öz anlatımla birlikte yazacağım.
Terimler üzerinde ezberiniz olur ve terimlerin ne anlama geldiğini anlarsanız Tecvid ilmi kolay ve zevkli gelecektir.
Şunu unutmayalım ki Kur’anı Kerimi Tecvid üzere okumak farz kılınmıştır.
Şöyleki; وَرَتِّلِ الْقُرْآنَ تَرْتِيلًا
“Kur’anı bir düzen üzere oku”

Tecvid (جود – جاد – جودت) Güzel olmak, iyi olmak manasındadır. Lugatta; birşeyi süslemek güzel yapmak manasındandır. İlmi manası Kur’an okurken harflerin mahreçlerine dikkat ederek her harfin hakkını vererek geçme, durma, uzatma ve kısaltma gibi kıraat kurallarına riayet etmek demektir.

Tecvid Gayesi: Kur’anı Kerimi Peygamber efendimiz (S.A.V.) efendimizden öğrenildiği şekilde okumaktır.

Tecvidin Hükmü: Tecvid öğrenmenin hükmü farz-ı kifayedir. Ancak Kur’an okuyan kimsenin tecvid kaidelerine uyması farz-ı ayndır.

bir sonraki dersimizde Harekeler, Tenvin, Sebebi Med, Nunu Sakin, Mimi Sakin, Sukunu Lazım ve Sukunu Arızı öğreneceğiz.

 

karalama

Doldur boşluklarımı..

Bazen susmalı satırlar okuyan doldurmalı tüm boşlukları…
Bazen yıllarca sevilmemeli insan ve hasretle beklenen alıp götürmeli..
Susmalı dudaklar kımıldamamalı, gözlerden gönüle akmalı heyecan ve o kapıyı çalmadan girmeli…
Aynı sen gibi… Aynı ben gibi… Biri kaçmalı biri kovalamalı… Ve o gün sobelemenmeli…
Ve bilmelisin gönlüme tutsak yüreğine prangalı… Aşk ancak senin gözlerinde yaşlanabilirdi…
Hadi doldur :)

Kimse gibi olmazdım herkes gibi sevmezdim…

Üzgünüm… Yalnızlığıma ortak aradığım için iyiydim böyle… Soğuktu odam, karanlık ve sessizdi iç çekişlerim… Bilemedim kıskanacağımı kalbimi ,acıtacağını ve dudaklarmın düğümleneceğini… Fazlaydım kendime anlayamazdı beni kimse… Egolara yenik düşerdim bilmeliydim… İtiklenirdim uçuruma ve yine değer verirdim gereksizce… Her zamanki gibi korkmalıydım aşktan görmemeliydim o gözleri… Zararsızdı yalnızlık bakardım aynaya gülümserdim anlatırdım bir bir hayallerimi… Gözlerim muslukları açardı biraz saçmalardım belki makyaj yapardım geçmişe süslerdim sesleri bir kaç kalem kırardım… Halının üzerine uzanırdım bir sigara ve birazda duman kaybolurdu acılarım arasında… Odamın hayaleti çağırırdı beni konuşurdum ürkme derdi ilkilirdim ve sözler vermeye başlar yaralarımı sarardım… İyiydim yalnızlığımla hem kimseyide zarara sokmazdım sesimi kayıt eder dinlerdim çığlığımı, üstüme üstüme gelirdi duvarlar ve kapatırdım gözlerimi… Sabaha insanlara karışırdım… Kimse gibi olmazdım herkes gibi sevmezdim…

bir kıvılcım yeter…

Yalnizim bugun hic olmadigim kadar yalniz, kimseye anlatamayacak kadar magrur…
Efeyimya ben…
Abluka altinda duslerim isteksiz sevismelere gebeyim…
Sessizim, duman altinda yorgun bakislarim…
Sensiz baska kollarda olmeliyim susamis gonullerin yagmur yuklu gozyaslariyim…
Gecenin ahengine kivilcim cak iste o diyeyim sussun tum sesler beyaz kiyafetlerle gel elini tutup gideyim…

anlamsızdı hayaller…

Hayallerin sensizken anlami yokmus dalgalarin sesi bos…
Sarkilar melodisiz… Ufkum bulanik… Duygularim perisan…
Sen yoksunya deli ruzgarlar esiyor yuregime…
Urperiyorum asktan…
Dudaklarim catladi susuzlugundan ve bi o kadarda mutsuzum…
İnsanlardan kaciyor yalnizlasiyorum anlamiyor kimse beni, anlatmakta istemiyorum…
Bir sen bil, halimi… İyi yada kotu bil…
Umursama, acimasinda yuregin, sus sadece bil…
Yillar once yaktigin atesin sonmedigini bil…
Gururlan guzelliginle, gozlerine bak ve animsa cenneti, ellerinle kesfe cik dokun tek tek kalbimin odalarina arala kapiyi bir umut ver ve kapat… Sonsuzluga hapset beni…

yalnızlık üzerine…

Yalnizlik iyidir bazende bir sigara yakarsin her dumanda ucar bir bir hayaller…
Dumaninda kaybolur anilarin…
her yeni sigara beynini uyusturur kalbine inemez durtulerin…
Canini acitir biraz kanayan yaralarin , kopartirsin kabuk kaplamis yerleri…
Biraz acir… Biraz sen kokar heryer… Birazda sen gibidir gozler…
Ve birazda bos gelir sensiz yasamak…
sonra nemi olur iyidir dedimya severim seni biraz daha…
Bakarim uzaklara sulietine donusur tum gokyuzu geceyle butunlesirim…
Dahada severim sen uzaklastika ben yakinlasirim…
Dokunamamda sana her adimda zorlasir yollar gucune teslim olurum…

sana yazarım

keşkelerin gölgesindeydi yüreğimdeki kıvılcım
gözlerin geçmişin izlerini sildi sende kaldı sana uyandı her yanım
ellerim titrekti yalnızdı odam tüterdi sigaram ve dumanında kaybolurdu anılarım.

yalnızlığım

Gönlümden geçenleri kayıt edebilseydi keşke dilim…
Gözlerimden akanları silebilseydi keşke ellerin…
Karanlık odamda bir başıma ben ve yalnızlığım; an gelir alır götürür sessizliğin…
İmkansızlığın gölgesidir güzelliğin, karartır düşlerimi sana geç kalmışlığım…
Suskun bakışların unutturur geçmişi, sineye çeker umudu kim bilir belkide ellerinde emanetim…
Köşe başında nöbette aşkın kırıntıları gökyüzüne uçmayı bekler masmavi düşlerle…

vuruldukça kalkıp koşasım geliyor...

Her dokunuş kamçılıyor beni, çılgın taylar gibi sevdama gem vuramıyorum…
İçten içe delice sabırsızlanıyorum vuslata, hayal ettikçe seni deliriyorum…
Koştukça koşasım, Sevdikçe sevesim, VURULDUKÇA TEKRAR KALKIP KOŞASIM GELİYOR MAHŞERİNE…
Kabul et beni böyle sevdam ağladıkça biraz biraz soluyorum….

yaşanmalı bu sevda yaşamalı seni…

Bütün yollar sana çıkıyor
Yürümekten korkmuyorum bu kez…

Seni sevecek kadar yüreğim var ama
Söylemeye yetecek nefesim varmı bilemiyorum…

Soluk soluğa hissediyorum seni
Damarlarımda tutkun alev alev yakıyor bedenimi…

Yaşanmalı bu sevda
Yaşamalı seni…

bekleyeceğim seni…

Uzun uzun yazacağım seni
sonu olmayan kitabıma…
Mektuplar yollatacağım kuşarla
herşey siyah beyaz olacak eskilerderki gibi…
Yaprağın köşesini yakıp kokular süreceğim:
mum ışığında dolma mürekkepli tahta kalemle,
her cümlenin başına Aşk’ı sonuna Seni yazacağım
ve gül tanelerini yaprakların arsına yerleştireceğim…
Masanın üstünde öylece duracak ve her gece bir damla
gözyaşı akıtacğım susuzluktan solmasın diye…
Tek odalı tahta panjurlu bir oda da yaşıyacağım seni
duvarları maviye boyayıp kapıyı açık tutacağım
Bekleyeceğim seni…

bir harf kadar anlamlısın…

Sen her gece en güzel şeyler yazmak istediğimsin.
Sen tek şairi olmasını istediğimsin şiirlerimin.
Bir nefes kadar yakın bir içerleniş kadar sıcak ve bir harf kadar anlamlısın…

Herkes sevdayı yazar ayrılıklarıyla
Ben seni sevdama yazdım tüm kırıklarıyla…
Kimi zaman sel oldum aktım sana
Kimi zaman deprem oldum yıkıldım otağına…

Bazan süküt ettim izledim seni ve
Masmavi istanbulumsuz gözlerini…
Kayboldum içinde savrulurken yerden yere…

Seni seviyorum, Sevdikçe daha çok Seviyorum…

tılsımına Kapılıyorum

Susmak istesemde haykırmadan duramıyorum
İçimdeki seni…
An ve an hayalinle nefes alıyorum…
Yangın yeri gibi yüreğim sönmüyor sönmüyor…
Yangınım çok büyük alevinden tutşuyor tüm bedenim…
Gözlerim kararıyor ve bedenimde binbir
Titreyişle tılsımına kapılıyorum…
İki gözüm iki çeşme leylada kim mecnunda kim?!
Sevdamı tek geçerim…
Meydan okuyorum azraile ve şairlere
Gelip alsınlar beni ne bir çehre kalsın nede bir beste…
Herşey aşkınla güzel acıda olsa seni yad etmekten haz alıyorum…
Aşkım elifim, ben kurşunu kafama sıksamda bırakma beni
Allah’ın ahdi varkahrolsamda sende yok edecek beni…

gel ve bir daha gitme

Bazı insanlar ilk görüşte aşkı tadamazlar
Ağmadırlar çünkü.!
Bazı insanlar duyamazlar tutku dolu aşkane sözleri
Sağırlardır çünkü.!
Bazı insanlar hissedemez sevdayı
Solmuştur yaprakları çünkü.!

Herşeyin değeri yokken farkedilir
Dünyalar senin olsada ahiret senin olmadıkça
Yüreğinde sızıntı olur.
Senin olduğumda senin benim olmadığın gibi hani…

Bazan sevsende sevilmezsin
Tutkun nefrete dönüşür.
Bazan aynaya baktığında
Dalarsın uzaklara gider
Öfkeni sineye çekersin…

Hiçmi hoş olmaz duygular
Hiçmi güzel değildir bu hayat?
Bunu çaresiz bir Aşk’a tutulduğunda anlarsın…
Vazgeçemezsin, gidemezsin…
O yol acısıyla o kadar tatlıdırki
Dışa vursada dugular hayalin bir anlık dokunuş için
O anı yaşamak için kudurursun durduramaz seni hiçbirşey…

Bazan ağmada, sağırda, solmuşta olsan, gelir…
Bir dokunur tüm duyularından vazgeçersin.

Benimle ol aşk, ben seni ağma, sağır, solmuş yapraktaki
Mahzunlukla sevdim… Gel ve bir daha gitme….

13 Ağustos – 2008

İslami Kitaplar

Ömer Nasuhi Bilmen Tefsiri

Ömer Nasuhi Bilmen Tefsiri

1.Cilt

2.Cilt

3.Cilt

4.Cilt

5.Cilt

6.Cilt

7.Cilt

8.Cilt

omer-nasuhi-bilmen

Değerli din alimi Ömer Nasuhi Bilmen 1300/1882 ‘de Erzurum’da doğdu. Babası zamanın alimlerinden Hacı Ahmet Efendi, annesi Muhibe’dir. İlk tahsiline Ahmediye Medresesi Müderrisi olan amcası Abdürrezzak İlmi ve Erzurum Müftüsü, Narmanlızade Müderris Hüseyin Haki Efendi’lerden okuyarak başladı. Bu iki alimin vefatı üzerine 1908 yılında İstanbul’a gelen Bilmen, Fatih Dersiamlarından Tokat’lı Şakir Efendi’nin derslerine devam etmiş ve iki yıl sonra icazet almıştır.

1326/1910 yılında yapılan imtihanı kazanarak Medresetül-Kuzat’a girmiş ve 1329/1913 yılında aliyyül-ala derece ile mezun olmuştur. Bunu müteakiben açılan ruus imtihanının da kazanarak Fatih Dersiamı payesini almıştır. Sahn-ı Seman Medresesi’nde ali kısmı Kelam Müderrisliği yapmış, Fatih Camii’nde, Darul-Hilafe ve Medresetül-Vaizin ile Daruş-Şafaka’da dersler vermiş, kısa bir zaman içinde istidat ve kaabiliyeti ile kendini tanıtmıştır. daha sonraki yıllarda İstanbul İmam-Hatip Okulu ve Yüksek İslam Enstitüsü’nde Usul-i Fıkıh ve İlm-i Kelam dersleri okutmuştur. İlk memuriyete 1329/1913 yılında başlamış, Fetvahane-i Ali memuru olmuştur.

Daha sonra “Telif Heyeti Azalığı”na getirilmiş, bir müddet Temyiz Mahkemesi Şeriyye Dairesi Mümeyyizliği’nde de bulunmuş ve 1338/1922 yılında Meclis-i Tedkikat-ı Şeriyye Dairesi Azalığı’na nasbedilmiştir. 1926 yılında İstanbul Müftü Muavinliğine ve 1943 yılında ise seçimle İstanbul Müftülüğü!ne tayin olmuştur. Islahat-ı FıkhiyyeKamusu, Kur’an-ı Kerim Meali, Tefsir Tarihi, Büyük İslam İlmihali gibi eserleri ile halkımızın üzerinde önemli tesirler bırakan ve haklı bir şöhrete ulaşan Ömer Nasuhi Bilmen’in, mütevazi ve muttaki bir zat olduğu ve inandığı değerlerden asla taviz vermediği bilinmektedir.

Diyanet İşleri Başkanı Sabri Hayırlıoğlu’nun tekaüde sevki sebebiyle 15.06.1960’dan itibaren vekaleten, 30.06.1960 tarihinden itibaren de Diyanet İşleri Reisliği’ne asaleten getirilmiş, 06.04.1961 tarihli muciple 6013 sayılı kanunun 40. maddesinin c fıkrası gereğince emekliye sevk edilmiştir.

Ömer Nasuhi Bilmen,12.10.1971 tarihinde vefat etmiş ve Edirnekapı Mezarlığı’na defnedilmiştir.

 

Güncel

Mısırda 529 kardeşimiz idam ediliyor!

Son yıllarda İslam ülkeleri çeşitli imtihanlardan geçiyor. Yaşanan sıkıntılar,eziyetler,zulumler, acımasızca öldürülen sivil insanlar, tecavüze maruz kalan kadınlar yavrular… satırlara sığmayacak vicdanları yaşatmayacak derecede acılar… müslüman ülkeler de önceden belirlenmiş planlı katliamlar ardı sıra hız kesmeden devam ediyor… gözyaşı müslümanların öğünü olmuş, feryatlar sınırlarını çizmiş vicdanlar sessizce haykırışta bir tek cümlede umut aramakta…
أَلا إِنَّ نَصْرَ اللّهِ قَرِيبٌ “Muhakkak ki Allahın yardımı yakındır”
Mynmar, uygur türkleri, filistin, afrika, suriye, mısır ve diğer islam ülkeleri olana bitene tüm dünya şahit fakat acı sınırlarını çizmiş durumda.
Süreç hız kesmeden alevlenerek korlanıyor bazı sözde islam ülkeleri batının kölesi olmuş dudakları prangalı gözleri ağma kulakları tıkalı.
Bilmiyorlarmı ki:
إِنَّ اللَّهَ سَمِيعٌ بَصِيرٌ “Şüphesiz Allah herşeyi işiten, herşeyi görendir.”

Süreç bu şekilde işlerken sessiz çığlık vicdanlarda büyümeye devam ediyor.
Suni gündem ile batıyla beraber hareket eden münafıklar işlerinin yolunda gittiğine zannediyorlar. Fakat Müminler bu defa herşeyin farkında yıllarca Müslüman topraklarının kanını emen fakir bırakan aç susuz yaşamaya mecbur eden para babalarına papuç bırakmıyorlar canları malları pahasına sonraki adım Cennet edasıyla şehadete gülümsüyorlar.

Mücadelenin değişen adı Mısırdaki idama mahkum olmuş ihvan kardeşlerimiz.  Özgürlüğün mahkümları, Allah c.c. ve Rasülüna itaat yemini içmiş Hafız Muhammed Mursi ve Yoldaşları.
Gözü dönmüş caniler 529 can için dakikada 26 idam kararı verebilecek durumda,  vahşetin doğuracağı çocuklar soracak hesabını bilmiyorlar.

Ve son olarak Müslüman geçinen insanlara:
Müslümanların dertleri ile ilgilenmeyen, onlardan değildir.” (Hakim)

Birkaç vakit önce malüm şahıslar için ülkeyi ayağa kaldıran sözde Müslümanlara değilseniz Vicdanı daha ölmemiş İnsanlara.!

Mısırda idama dur demek için şuraya imza atmanız bazı kesimlerin dikkatini çekmeyi becerebilir.

http://www.avaaz.org/tr/stop_mass_execution_loc/?fpla

Sizlerden zulüm görmek bize mükafattır

Hükümete Derin Operasyon

Ülkemiz üzerinde oynanan oyunlar gün geçmiyorki el değiştirmesin.
Farklı kanallardan Başbaşan ve Hükümet üzerinde aylar öncesinde yapılan saldırılar netice alamayınca
din düşmanları, dış mihraklar ve içimizdeki irlandalılar ellerindeki gücün son demlerini
yaşadığını anlamış durumdalar.

Önce gezi, sonra dershane ve şimdide yolsuzluk operasyonu üzerinden bir takım iddialar ile
hükümeti düşürmeye yeltenmektedirler. Para musluklarını açtılar ve başka çareleri yok.

Olayların detayına girmeden resmi büyük görmek çok önemlidir.
Tek bir amaç var oda hükümeti düşürmek, itibarsızlaştırmak, milletin vicdanını sızlatarak milletin iradesini
ortadan kaldırmak.

Önce gezide kullanılan marjinal kesim, şimdide içeriden fethullah gülenin hizmet ekibi…
dışardan (gezi) olmadı.. içerden de (hizmet) olmayacak gibi…
peki ya sonrası akp içinden bazı denemeler olacak…
sahte kasetler ile bunun rengini belli etmeye çalışıyorlar…

28 şubat döneminde, irtica gelecek diyerek darbe yapanlar ile şuan bunu yapmaya çalışanların
kullandıkları yöntemler aynı, sahte evraklar, hükümete yakın kimselere komplo teorileri, kasetler,
ekonominin zayıfladığını gösterme çabaları yani borsa manipülasyonları,
kendi iş adamlarının ülkeden para çekmeleri ve benzeri şeyler malumunuzdur.
derin yapınlanma ile itibarsızlaştırmak istiyorlar. cunta munta işte bunlar onlar…

e şimdi ne olacak, eyvah iktidar el değiştirecek hükümet elden gidecek kurduğumuz düzen bozulacak diye korkuyoruz
zannediyorlar…
kimsenin böyle bir korkusu olmadığını anlamalılar, Her Türkiye vatandaşına verilen eşit
haklar ve özgürlükler neticesinde yaşamanın keyfini sürüyoruz sadece, yatlarımız katlarımız villalarımız
lüks araçlarımız yok elhamdülillah….
Bize ülkemizin büyümesi, söz sahibi olması, islam ülkelerine önderlik etmesi
yeterlidir.

Bizler hapiste zulm görüp, karşılık bekleyenlerden değiliz, bizler gördüğü zulmü Allah katında mükafaat olarak
görenlerdeniz.
Allah bes baki heves…

İslam’ı araştırmaya karar verdim…

İslam’ı araştırmaya karar verdim.

Herkes bir şeyler söylüyordu bende evet işte bu diyordum, sonra bir konu daha açıldığında yine aynı şeyi söylüyordum, mantıklı geliyordu ve taşlar yerine her zaman oturuyordu fakat bunlar benim bilgimin dışında başkaları tarafından hayatıma yerleştirilen şeylerdi. Başkalarının bilgileri, araştırmaları ile kendimi mutlu hissediyordum. Film yada bir roman gibi düşünebiliriz, izliyorum, okuyorum bana duyguyu aktarıyor ama bu başkasının duygusu olduğundan davranışlarıma yerleşmiyordu. Yirmi dört yıl kadar bu böyle geçti… Film, dizi, program, araştırıp okuduğumda , izlediğimde vb. birş eyler oluyor fakat sonu gelmiyordu. Futbol maçı izledikçe ve tuttuğum takım kazandıkça anlamsız şekilde ayaklarım yere basmıyordu. Fakat bu benim hayatım değildi kendime ait olmayan şeyler ile mutlu olmak gelip geçici bir hevesten başkası olamazdı. Çünkü her hafta yeni bir film, dizi, futbol maçı ve her yıl yeni sezon var sürekli kendimi oraya bağlı hissetmem gerekiyordu. Ne kadar büyük bir yanılgının içinde olduğumu anlamak uzun zaman aldı. Sırasıyla her şeyden vazgeçip kendim ile mutlu olmaya karar verdim. Bu nasıl olmalı ? Şüpheci yaklaşım ile elde edebilirmiyim diye düşündüm ve her şeyi mantığa sığdırmak ne kadar zamanımı alabilirdi ? her şey sürekli gelişiyor ve her birini mantığa sığdırmak fazlasıyla zaman alabilir. Mutlu olmak için çok uzunca bir uğraş ve istediğim şey bu kadar zor değildi. Yemek nasıl her gün ihtiyacımız ise buda onun gibi bir şey olmalıydı ve inancımı sorgulamaya başladım. Evet ben bir hafızım yıllarca da islami ilimler üzerine okudum, fakat sorgulamadan şuurlanma dan neyin ne olduğunu gerçek manada bilmeden. Toplum içine girdiğimde kimliğimi ifade ederken inancımın arkasına saklandım ve bunu beni her gün daha fazla yanlış yapmaya, yapmak istediklerimden alıkoymaya başladı. Düşüncelerimi ifade ederken çok zorlandım sanki bu dini ben getirmişim gibi en kolay şekilde anlatmak için kendi çabalarım geceleri saçlarımı aynada görebilmeme sebep olmaya başlamıştı. Eğitim konusunda eksik olduğumu hissettiğimde taşlar yerinden oynamaya başladı aslında sürekli okur, dinler ve izlerdim fakat hayranlıktan öteye geçemezdim. Vicdanıma yalanlar söyleyerek başkalarına karşı kimliğim hoş gözükse de benliğim inancımı kaybetmeme sebep olacak seviyelere geldi. İnancım zayıftı ve bu benim problemim değildi, işin mahiyeti değil maddesel verilerini hep okumuş kendime kurallar koymuştum. Her yeni gün benim için yeni bir sayfa demek oluyordu ve bundan sıkılmaya başladım. Buna inanmak güç olabilir, İslam’ı seçip te ateist gibi yaşayan çok Müslüman var, Allaha inanıyorlar ama o kim? Ne? Nasıl? Niçin? Neden? Hiçbir sorunun cevabını bilmiyorlar. İnancın bize duygu olarak dönmesi gerekmez mi? ve bunun altıda boş olamaz mutlak bir sevgi, davranış, güven ve mutluluk aksettirmesi gerekiyor. İnandığımız şey bize bunları vermiyorsa şüpheci insanlardan hiçbir farkımız yok demektir. Bazı günler her şeyi bırakıp okumaya karar veriyorum fakat hafta sonu olmadan faturalarım olduğunu hatırlıyor ve şüphelerim bir anda kayboluyor  belki de gördüğüm duyduğum her şey bana bunu emrediyordu. Araştırma, bilme tüketici bir kimlik yarat kendine ve ortama uy.! Bu kör ve sağır olmaktan farksızdı. Hayattaki her şeyin sebebi var oysaki yürümek, koşmak, çoşkularımız, hüzün ve mutluluk, yediğimiz yemekler, dıçkılanmamız bile, a dan z ye yaptığımız her davranış. Detaycı olmak zordur ve her şey in detayına girmek aklımızı kaybetmemize sebep olabilir. Madem bunlar bizim ihtiyaç sebeplerimiz mutlu edecek şeyinde ihtiyaç listesine eklememiz gerekiyor. Evlenmek ım… evet olabilir iyi bir kariyer evet bunu da işaretliyorum… neye göre ve kime göre.. başarı sağlamak için mutlak bir inanca sahip olmanız gerekiyor çıkmaza girdiğinizde birisi elinizden yüreğinizden tutup bir sonraki levele aktarması gerekiyor, evet hüzünlü yada mutlu olabilirsiniz fakat kazanmaya devam etmek zorundasınız. Bir yeriniz sakatlandı bir değneye ihtiyacınız olabilir bu kötü bir şey değildir kullanmak üstesinden gelebilmek için gereklidir. Sonuç olarak hep birşeyler eksik, eksiksiz olmak için çabalamıyorum, çabalamadım da, her ne olursa olsun eksiklikler beni mutsuz etmemeliydi.  Bu durumdan sıyrılmak için benliğimdeki tüm pencereleri değiştirmeye karar verdim, kullandıklarım ikinci eldi ve başkasından almıştım. Zamanında gerekliydi ve şimdi yeniden tasarlamam gerekiyordu. İç dünyamı gizlememek için bir şart koydum ve perdesi olmayan bir iç dünyada yeniden doğmayı ve o penceren bakmayı seçtim. Bir şeyleri yeniden öğrenmek değil amacım, inancımı sorgulamakta, sadece farkında varmak.”Farkında lık” başlık olarak seçtiğim cümlenin mahlası da bu zaten. “İslam’ı araştırmaya karar verdim” inanıyordum, davranışlarım anlamsızdı. İnancım beni mutlu etmiyordu, kaygılarım vardı inancım bunu örselemiyordu. Hayatta bazı şeyleri yaşayamayacağım için üzülüyor ve korkuyordum bu olmamalıydı inancım korkularımı yenmeliydi.  İstediğim sürekli çizgilerimi ateşle çizmekten kurtulmaktı, gözlüklerim nasıl daha iyi görmemi sağlıyorsa inancımda daha iyi bir hayat sürmemi sağlamalıydı evet işte istediğim tamda buydu. Mutlu olmalıydım ve inancıma yakışır olmalıydı. Kesinlikle maddesel anlamda iyi bir hayat değil, bundan korkuyorsam inanmıyorum anlamına da gelir. Çünkü Müslümanlar rızkın Allahtan geldiğine inanır ve en hayırlısını vereceğini Kuranı Kerim söyler. Ömrümün son anına kadar yaşayacağım vicdanımın bana kötü bakmaması için ona iyi davranmalıydım, o benim aynamdı.

Umutsuzluk ta yoktu İslam da, iyi bir karakter olabilmek için bu yeterliydi, figüranlıktan sıyrılmak kendi inancını daha iyi noktaya getirmek yaşayarak  mümkün olabilirdi. Bu zordu fakat ihtiyaç listesinde olan bir şey için zor olmamalı. Yemek yiyorsak inançlarımızı yaşamakta buna benzer olmalıydı.

Korkuda yoktu İslam da, korkmadan bir şeyi yerine getirmek kolaydır fakat biz her zaman kaygılarımızdan sebep yalanlar söyleriz, ufak diyerek vicdanımızı kandırırız. Bir şeylerden korkuyorsak İmanın şartlarından biri olan Kaza ve Kadere imanı tekrardan sorgulamamız gerekiyor, ya inanmıyoruz yada kendimizi kandırıyoruz.

Zorlamada yoktur İslam da, zaman ve şartlar neyi gerektirirse gerektirsin, insan inançlarını kendi mantığında şüpheler ile yerleştiriyorsa bu sakıncalıdır, bu zaman içerisinde yanlış yapan kötü Müslüman profili ortaya çıkartacaktır, oysa İslam kötü değildir yanlış ve eksik inanmıştır yanlış davranmıştır. Kişiyi ilgilendirir ve yeniden kimliğini araştırıp doğru şekilde iman etmelidir.

Ön yargılarımdan kurtulmak için, zamana ihtiyacım var diyordum yani insanları tanımaya farklı kültürler hakkında bilgilerimin olması gerektiğine insanları anlamaya vb. Fakat ön yargı başkalarıyla ilgili değil tamamen kendi içimde yolsuzlaştırdığım inancımdan geliyormuş. Kötü durumda iken size kimin yardım eli uzattığı pek önemli değildir, yoğunluğunuz tamamen o durumdan sıyrılmaya dayalıdır. Bu böyleyse iyi zamanlarınızda aynı durumda olmalısınız. İnanmış bir insan iki yüzlü olamaz.

İnancın, ezberden olması ve düşünceye mantığa dayalı olmaması insanı iki yüzlü yapar, bilmiyorsanız kendinizi bundan sebep suçlamanız normal bir durumdur.Çünkü neye inandığınızı bilmiyorsunuz, bu yoğurt aldığınızda içinden çikolata çıkması gibidir, bunu fark ettiğinizde markete iade edersiniz. İnancınız sizi doğruluğa sürüklemiyorsa Kuranı Kerimi baştan aşağı okuyup anlamanız gerektirdiğini düşünmelisiniz. Şahsım adına, Kuranı Kerimi ezberden bilen birisi olarak bu durumdan böyle sıyrılmaya kara verdim. Bir şeyi bilmek, inanıyorsunuz anlamına kesinlikle gelmez.

Düşüncelerimi meşgul eden sorgulardan bir tanesi de şeriat (kanunlar) olmuştur. Şeriat her zaman, insanları ürkütmüştür, oysaki inanan birisi şeriatten korkmamalıdır, çünkü tüm kanunlar inandığı Kuranı Kerimin açıkladığı kurallardır. Ya inanmıyorsunuz yada boş bir inanca sahipsiniz. Kör ve sağır olmaktır bu. Diyelim ki yazılım şirketiniz var bir anlaşma yaptınız, Büyük bir şirket için yazılım hazırlıyorsunuz, veritabanı, kodlamalar her şey sizin elinizde, yazılım bitti,bazı bölümleri şifrelemek şirketinizi ileride sürekli bir kazanca sahip tutacaktır, tüm ihtimalleri düşünmeye çalışırsınız, hem anlaşma yaptığınız şirket mutlu olmalı hem de siz para kazanmalısınız. Kullanıma açıldı ve eksiklikler yada eklemeler yapılacağı zaman, şirket sizden talepte bulunacaktır. Eklemeler yapacaksınız ve şirketiniz bir daha kazanacak, zaman içerisinde bu döngü sürekli dönecektir. Önceden bir şeyleri kestirmek oldukça güçtür, bu yüzden beta versiyonlar vb. kullanıcıya açılır. Sürekli bir güncelleme gereklidir ve zamanla sonuç her iki taraf içinde aşılması zor bir trafiğe girer ve kaza kaçınılmazdır. Demokraside böyledir, insanların ihtiyaçları değiştikçe, yeni ihtiyaçlar meydana gelir, eklemeler olur ve bir zaman sonra kuralları derli toplu halde yeniden güncellemek  gerekir, talebe karşılık veremeyecek hale gelirsiniz. Netice itibari ile insan yapımıdır ve binlerce talebe bu şekilde karşılık veremezsiniz. Kısır bir döngüdür .

Bu örneği niçin verdiğime gelince insanı insanın yönetmesi imkansızdır, kan bulaşır, kıskançlıklar,kişisel çıkarlar, bölünmeler oluşur ve tarihi kirletir insanlar kime ve neye inanacağını kestiremezler. Önceden iyi gözüken şey, sonradan içinden çıkılmaz hal alır.

Kuranı Kerim yüzlerce yıl önce yazılmış olmasına rağmen, insanların tüm taleplerini karşılamıştır ve karşılamaya devam etmektedir, çünkü insanı yaradan Kuranı Kerimi yaratmıştır. Çamaşır makinesi aldığınızda kullanım kılavuzuna bakıp kullanıyorsanız, kendinizi Kuranı Kerimde aramanız sizi ömrünüzün sonuna kadar doğru çalışan bir makine haline getirebilir. (inancını doğru şekilde kullanarak, sürekli gelişen ve her zaman zinde olan, İslam bize robot gibi yaşamayı emretmemiştir)
İnsanın fıtratında öne çıkan özellikler vardır, bunu hepimiz yaşıyoruz, kıskanırız, severiz, özleriz ve buna benzer türlü duygular. İnsanlar binlerce yıldır, bunu doğru şekilde kullanmayı öğrenememişken geliştirememişken kainatın kendi kendine yeniden oluşması, gerçekten akla dayalı bir argüman değildir. Bu a markasına ait b kılavuzunu kullanmaktan meydana gelir. Bizim kılavuzumuz Kuranı Kerim iken kanunlarımızı yaşam çizgilerimizi, inanmadığımız, temellerden oluşturmamızın neticesidir. Müslümanlar olarak, kişiliğimiz bu yüzden ortalıkta gözükmemektedir ve iki yüzlü olarak lanse edilmekteyiz.

Bu konu sürekli aklımı meşgul etti ve yaşadığım ülkenin kanunları Kuranı Kerim olmasa da, karakterime yansıtmama dolayısı ile davranışlarımı etikilemesine engel olmayacağına inanmaya başladım. Anlamamız gereken şey çok basitken, neye inandığımız bilmediğimizden kabullenemiyoruz. Gerçek manada iman etmeden teslim olmak mümkün değil, hayatı nasıl ailemizden, öğretmen ve yaşadıklarımızdan öğreniyorsak, davranışlarımızı da inancımız ve getirdiklerinden öğrenmeliyiz. Bu ömrümüzün sonunda çizdiğimiz resmin bize huzur vermesini sağlayacaktır. Geç yada güç diye bir şey yoktur yapmaya başladığınız andan itibaren başlar, gün geçtikçe işinizin zorluğu azalmaz, siz yetenek sahibi olursunuz ve başkalarına güç gelen size kolay gelir, ve doğru zamanda o dur. Erken yada geç değildir.

Kendimize zulüm etmemize gerek yok, dünyadaki telaşımız bize her günü 24 saatten fazla yaşatmayacaktır. Bir gün 24 saattir iyi yada kötü zengin veya fakir bitecektir. Şüpheci yaklaşırsak daha fazla yada az olabilir fakat bu gerçeği değiştirmeyecek.

Mutlu ve huzurlu olmak için neye inandığımızı ve neye teslim olduğumuzu bilmeliyiz. Benim çıkardığım sonuç budur, 18 aydır kendime neye inandığımı anlatmak için çabaladım. Okudum, dinledim, kontrollü biçimde her tür insana sataştım tepkileri anlamaya çalıştım ve beni onca yıl İslam ilimleri talep etmeme rağmen gerçekten iman etmediğime inandırdı. Gerçek İslam budur diye bir şey yok, Kılavuzu en iyi şekilde öğrenmek iyi bir eğiticiye sahip olmaktan geçer, Oda şüphesiz Allahın Kulu ve Rasülü dür.

Yan yana geldiğimizde aynı inanca sahibiz fakat aynı derecede inanmıyoruz, güvenmiyoruz. Bundan sonrası davranışları Kuranı Kerime bakarak uygulamaktan geçiyor, bize hayalimizdeki şeyin nasıl ve kolay olacağını anlatsalar dikkatlice okur ve yerine getirmeye çalışırız. Tecrübe etmemize gerek yok, her şey zaten yazılı. Kuranı Kerimde bu şekilde ve ben buna inanıyorum. Huzur ve mutluluk onda hayalimi yerine getirmek onu anlayarak inanmak ve güvenmekten geçiyor. Ve güven sevginin en güzel örneğidir.

Kaybettiklerim, artık  futbol maçı izleyerek stresimi atmıyorum, iyi bir sevgilim olunca mutlu olacağımı düşünmüyorum, çok param olursa her şeyi satın alacağımı düşünmüyorum, ateşten çizgilerim yok tüm insanlarla iletişim kurabiliyorum kendime inancıma güveniyorum,  tuttuğum parti kazanırsa hayatımın kolay geçeceğine inanmıyorum, ırklarla bir problemim kalmadı herkesi seviyorum çünkü hepimizi yaradana, her şeyin onun eseri olduğuna inanıyorum.

İbadetlerinde sıkı Müslüman olmak ümidiyle…

vurun kırın öldürün…

manset

Hergün yeni insanlar ölüyor, canlar kaybediliyor. Bakıyorumda kimse kimsenin umurunda değil, herkes ekonomi diye bir gerekçe bulmuş kendine aman ekonomi bozulmasın aman borsa düşmesin, yeni bir şey daha var şimdi, devlet politikası.

Gaziantepte 8 ölü 60 dan fazla yaralı var, hiç politikaya benzer bir yanı varmı?…

Orada hayatını kaybeden kardeşlerimiz bir anne, bir baba, bir evlat, evine bakan, namusunu koruyan, vatanına hizmet eden ve İNSAN…

onca yıl annen büyütsün canından sakınsın itin köpeğin eliyle ölsün bu olacak iş değil…

Hepimizin başına gelebilir ey canlar, bugün bazı kürt vatandaşlar oh çekiyorlar içlerinden sizlerinde orası burası oynamasın… hepbi algı vardırya lütfen ama pkk ile kürtleri ayırın, ayırmıyorum ulan :=) sen anne, baba, çocuk, genç yaşlı ayırıyormusun. Yada kürt laz çerkez vb. bende ayırmıyorum ayırmama hakkımı kullanıyorum.

Bak! Gaziantep anında sokaklara döküldü daha öncesinde izmir… madem doğu desteklemiyor pkk yı niye pkk aleyhine işler yapmıyor!?

Yinede söylemeden edemeyeceğim, kürtler her zaman kardeşimiz malüm insan kendini ne hissediyorsa öyledir, kürt laz türk vb. farketmez. İnsan insandır, vicdanı olan ölüme kana oh çekmez, tiksinir iğrenir ve bunu kusar.

Ben kendime bir şiar koydum, sessiz kalmayacağım, bulunduğum ortamda, gittiğim mekanda ve şehirde bir tane pkk yandaşı göreyim kafasına gözüne Allah ne verdiyse girip vuracağım, sinirli değilim aksine çok sakinim ve politika yapacağım ama farklı şekilde. Bu kadar kolay kendilerini ifşa etmemeliler. korkmalılar can alanın kan akıtanın propagandasını yapmaktan…

Gaziantepte şehit olan 8 kardeşlerime, Allahtan rahmet, yaralı olanlara acil Şifalar diliyorum. Dilimizdesiniz, gönlümüzdesiniz, vicdanımızdasınız. bu sefer unutmak yok sizleri hep hatırlatacağım.

Faşist, ırkçı değilim olamamda, ben müslümanım, müslüman olan herkes kardeşimdir. isterse amerikalı olsun.

Haksızlık karşısında duran dilsiz şeytandır. Hadisi şerif değildir yanlış bilmeyelim. Yalnız oturaklıdır oturmalıdır canımızı acıtmalıdır
Hepimiz terörizmin karşısında kanla başla sözle durmalıyız.

Vesselam…

 

Bardak boşalmaya başlar ve…

Yılların birikimidir, tüm Türkiyenin gözü önünde cereyan eden olaylar. Birileri başarılı olurken mutlaka birilerinin başarısıdır, çok anlamsız cümle oldu değil mi? evet evet bende biliyorum anlamsız olduğunu…

Türkiye son 10 yılda çok ilerledi değilmi sayalım bazı değişiklikleri

Yargı, Tsk, Ekonomi, Çeteler, Mafyalar, Spor, İşsizlik, İhracat, Kişi başına düşen gelir,Yollar, Belediyeler ve diğer onlarca konu.

Hepsini ele aldğımızda kamuoyu, medyanın bakış açısıyla genel itibarla olumlu yönde bir gidişat var. Bu başarı her ne kadar Başbakanımıza ait gözükse de birilerinin başarısı olarak görüyorum. O da HALK’ın başarısıdır. İthalatı yazmadım çünkü giden gelenden daha fazla bu da tüm dengeleri alt üst ediyor kimse bunu konuşmuyor çünkü tüm zenginlerin gönlü rahat parasına para katıyor. Kişi başına düşen gelir ortalama olarak artması buna bağlı olarak yükseliyor. Fakir yine fakir Zengin dahada zengin.. her neyse Rabbim rızkı veren banane kişi başına düşen gelirden çalışırım Rabbim karşlığını verir karın tokluğuna yaşarım onurumu satmam.

evet gelelim birilerine… bu ülkede birileri başarı yakalarsa bunun arkasında mutlaka birileri vardır. eheh evet yine birileri kimdir ne dir ne değildir aslında hepimiz çok iyi biliyoruz.

Pkk elinde hiçbir şey yok iken meclise kadar girdi, kürt kardeşlerimizin gerçek görüşlerini yansıtmadıkları halde onların oylarıyla ayaktalar. ve yine dağda olan kürt kardeşlerimiz… başlarındakiler değil tabiki, internette az araştırırsanız bunu çok rahat bulabilirsiniz, üst kadro daima dinsizdir, ermenidir, yahudinin adamıdır, amerikanın adamıdır, Türk ve İslam düşmanıdır, kullanılan yine kürt kardeşlerdir. Pkk bana göre başarılıdır, koskoca Türk devleti Türk milletini ve Kürt kardşlerimizi oyuna getirmişlerdir. Pekala… Bu pkk kimindir ? birilerinin… o birilerini siz zaten biliyosunuz…

Aslında Pkk nın başarısı amerikanın yahudinin Türk ve İslam düşmanlarının başarısıdır ortada pkk ya destek verenlerin bir başarısı yoktur, süreci yönetenler kürtler değil amerika ve yahudilerdir. Piyon olmaya devam ediyoruz ve edeceğiz. Çünkü birilerinin karşısında hiç mi hiç duramadık. Sigarasını içtik kendimizi zehirledik. Gıdalandık midemizi bulandırdık, kıyafetini giydik kültürümüzü mahfettik. Ahlaksızlaştık, hırsızlaştık, dünya hırsıyla aile bağlarımızı kopardık, futbol için adam bıçakladık, anlık zevkler için kadınımızı aldattık, sarhoş olduk kafayı bulduk ve en nihayetinde onlardan biri olduk…

Tam bu sırada… bunlar niye oldu neden oldu diye düşünmeye başladık, fakat çok geçti zehiri içtik vicdanımız kirlendi artık umursamaz olduk…

Hürmet göstermeyiz, sevgiyi en güzel hatunu düşünmek için kullanırız, mevlana sözleriyle hatun tavlar, müslüm gürses ile Allaha isyan ederiz, asabiyiz, her sevgilimizle yatarız kalkarız birisi bacımıza bakınca namus davası eder bacımızı döveriz.! Genciz kovalarız düşürürüz yorulmayız elimize düşen kurtulamaz. Takımımız için parayı talan ederiz, ailemize para yardımı yerine “feda” tişörtleri alırız. Bayrak sallarız metrisin önünde parasına para katanlar için bizim gururumuzla oynayanlar için. Her sene şampiyon bellidir kupa sahibibin rengi değişir biliriz ve yine yine maçları izler zengini zengin ederiz…

Hep dünya hep dünya, sahi biz böyle bir milletmiydik. Kurtuluş savaşını zevklerimiz için mi kazanmıştı atalarımız? yada Çanakkale de fuhuşa düşelim diye mi akmıştı onca kan… Bu günler için mi yazılmıştı İstiklal marşı… ve biz avrupanın amerikanın oyuncağı olalım diyemi asılmıştı onca alimler…

birileri yine iş başında hem de içimizdeki birileri, çok belliydi artık bizi yüz yüze kana kan düşüremeyecekleri. Tarih yazmıştı hep atalarımız her birisi bir kahraman.. her birisi babayiğit…

Şimdi bakalım o profillere giyermiyiz o kıyafetleri? bırakırmıyız öye bıyık sakal… bizde varmı o cesaret mermiye kafa atmak, ve bizde varmı o ahlak…

Senaryo değişmeli baştan yazılmalıydı yoksa olmayacaktı bu derin düşünce… Dünyanın kaç yıllık tariihi var bilmiyorum fakat son 50 yıl kadar değiştiği görülmemiştir. çağı yakalamak diye bir yalan atıldı ortaya yuttuk hepimiz… adı teknolojiydi belki aslı para… birileri üretti biz aldık, yenisini çıkardı biz aldık.. ahlak birilerinin en büyük sorunuydu kalmadı artık…

İçten içe birileri ezdi çiğnedi bizi, yukarıda başbakan ve pkk nın başarı örneğini verdim, çünkü başarı hiçbir zaman gerçek sahibine itibar edilmez. Halkın başarısı başbakanındır. pkk nın başarısı amerika ve uşaklarınındır. Halk olmasa bu devlet bu kadar büyümezdi. ( dünyevi mevzular ) hep birileri var o birileri varya..

O kadar yazdım işin içine fethullah güleni katmasam olmazdı değil mi ama. ortada bir başarı var değilmi?

Tsk ya sızmalar, savcılar, yargıçlar, hakimler, zenginler, milletvekilleri, belediye başkanları, otorite sahibi şahsiyetler… evet bu büyük bir başarı, rahmetli erbakan hocamızın nokta atışı bir sözü vardı onu anımsattı bana. Siyonizm kadro değiştiriyor bu neya derdim kendi evladınamı diyor bunu anlıyorum şimdi kim için söylediğini.. Kulağa hoş geliyor değilmi? onca zulumden sonra devletin her noktasında müslüman kardeşlerimizin olması? cemaat birde ismi… oh ne ala.. kimse karışmaz bize dinimizi yaşarız başörtümüz takarız… Taaaaa amerikadan yönetilen bir süreç nasıl da halkın iradesini temsil edebilir, gavur memleketten nasıl İslamın savaşı verilir… verilemez bal gibi biliyorsunuz işte saklamayın dışa vurun ve kelimeleri birer birer ardına sıralayın ortaya çıkan cümle tezgaha geldik ulan… olacaktır.

Evet ekonomi gelişti? hangi ekonomi zenginlerin ekonomisi, fakir yine fakir. sus payları var tabi, sigorta ev falan… dönen dolaptan haberimiz yok….

Yargı, tsk, ? hı…. dur bakalım yüzde bilme kaçı kim tarafından yönetilmekte…

Polis emniyet …. ya devlet…. uvv çok oluyorum bende ya.!

Aslında güzel değilmi? müslüman kardeşlerimiz onlar, cemaat yönetiyor, bize yurtlar açar, evlatlarımızı okutur yetiştirir onlara Türkçe olimpiyatları düzenler, herkese eli uzanır… hadi madalyonu ters çevirelim…. yok yok biraz daha böyle devam edelim… güzel gidiyor…

Son zamanların gündemi iki tanık koyacağım teraziye… Aziz yıldırım ve  Cübbeli ahmet hoca ister sevin, ister sevmeyin. Onlar halk tarafından sevilen insanlar ve niye halk sever çünkü davalarına ters düşmezler. Kimsenin eliyle yükselmezler halk ile sevenleri ile yükselirler. yanlış anlamayın ben galatasaray taraftarıyım aziz yıldırımı sevmem, aynı şekilde cübbeli ahmet hocayıda çok doğru bulmam ha… bu onlara saygı duymadığım anlamına gelmez candır onlar can. Türkiyenin kaybetmediği değerler, mazluma, zulme uğrayana sahip çıkan Türkiyenin sesleri…

Neyse ne… bunlar özel konular iki tanık biri yeni çıktı mapustan diğeri halen yatmakta… suçu nedir bunların şike yapmakmı? hadi canım bende biliyorum herkesin şike yaptığını… peki asyadan kadın getirip zina yapmakmı yada çete kurmakmı? biliyoruz bizde zinanın yasak olmadığını…

iki tanığın önemli bir suçu var güce teslim olmamak, fethullah gülene.. onların dini yolsuzlaştırmasını futbolu kirletmesini cemaatin futbolun içine girmesini engellemesi.. ve ne kirli bir oyundur ki insanlara rezil rusva edilmeye çalışıldı, tutmadı fakat bedenleri yıpratıldı sesleri kısıldı…

Evet ne demiştik, siyonizm kadro değiştiriyor evet kadro değişikliği tamamdır hemde öyle bir değişimki bu. kendi saydığımız sevdiğimiz insanlar müslüman olarak gördüklerimiz… eskiden derin devlet vardı ergenekon falan içerdeler. kahrolsunlar sıkıntı yok. fakat yeni derin devlet kim ? hala fethullah gülen ve ekibinin olduğuna kanaat getiremeyenlerdenmisiniz.. çete yokmu ey hükümet pardon :S ne dedim ben hükümet onların elinde zaten .. ey yargıı uff :s oda onların elinde.. tsk :S noldu sana :S erorr…. hepsi onların elinde.. ve biz millet olarak hep mafyalardan derin devletten şikayet etmedikmi? siyonizm el değiştirdi hani halkın iradesi… bakınızz sayın müslümanlar mehmet ali birandalar fatih altaylılar kısacası bir zamanın aktörleri kadronun yedek oyuncuları değillermi yeri gelince cemaatçi… yeri gelince zeminci…

Son on yılda kaybettiğimiz birşey varsa o dadindir din… dinin tüm dalları çürütüldü… dolayısıyla ahlak, sevgi saygı, maneviyat, vefa, aile bağları, hemşerilik, yoldaşlık…

Hemde kendi ellerimizle.. Gusül abedesti almayı bilmeyenlerle doldu ülke, boş camilerle… imamlık maddiyata dayali bir meslek, hafızlığın ise önü kapandı uyan Türkiye uyan.. yine birilerine döneceğim.. fethullah gülen (cemaat) bu denli başarılı gözükmesinin bir sebebi vardır o da amerika… arkasında durmasa ve fethullah gülen bir söylediğini iki etmese yerle bir olur tüm cemaat… amerikada hoş müslümansever değil ya yontuyor birer birer tüm namus taşlarımızı…

Eskiden örtü başörtü değildi armineden yüzlerce lirayla alınan… eskiden imam hatipler değildi diploma için gidilen… kuran kursları basılırken mapuslara düşenlerin gözyaşlarının bir anlamı vardı dava.. dava.. dava…

Artık kuran kursları açık, fakat okuyacak öğrenci yok, artık başörtüsü serbest ama içinde müslüman yok, imam hatipler açık evet içide dolu ama Peygamberi bir edep yok…

Kaybedilen şey şu, çanakkalede, kurtuluş savaşında kazanılan… kazanan kim birileri kim o birileri…;) peki kim elinden yapılıyor tüm bu olanlar müslüman güdümlü emperyalistlerin elinden… siyonizmin yeni uşakları tarafından…

Öym ler kapanmasına kapandıda akp bundan sonra ne yapacak malüm fethullah gülen ile artık reste rest durumunda.. heyecanla dizimizin yeni bölümlerini bekliyorum… senaryoyu yazan belli, oynayan bizler farkındamıyız kaç kuruşa elmasları yakutları verdiğimizi…

ecdadım sana söz, teslim olmak yok
Rabbin dışında hiçbir kuvvete.
İslamın özüne sahip çıkana,
mazlumun sesine el açana,
Peygamberi edebin peşinden koşup çoşana…
bu can “feda” dır feda…

 

Vicdanı Kürtaj-lanmışlar

Kürtaj nedir kısaca öğrenelim:
Yasalarımıza göre istenmeyen gebelikler, gebelik döneminin 10. hafasına kadar sonlandılıabilir. Doğum uzmanı dr. lar tarafından kişi evli ise kocasının onayı evli değil ise kendi rızası yeterlidir. Evli değil ve 18 yaşının altında ise velisinin onayı alınır. Anne veya bebek için tıbben sakıncalı durumlar var ise 10.haftanın sonrasında gebelikler sonlandırılabilir. miş… darbe yıllarında çıkartılmış bir yasa. ihtiyacı olanlar için hak olmayanlar için katliam.

Dinimize göre detayına girmeden tecavüz ve normal durumlarda (istemiyorum vb.) haramdır. Cinayettir. Allah katında katil olarak hesap vereceklerdir.

Kısacası benim bedenim benim vajinam istediğime veririm istemezsem doğurmam olayı yok. Ahlaki açıdan düşünürsekte bu böyle senide bir ana doğurdu senin mantığını gütmüş olsaydı şu an sen olmayacaktın. Olayın ibretlik kısımları da var tabi, erkekler tam bir kokoş olmuşlar kadınların hakkını savunduklarını sanıp onları yanlış yönlendirmektedirler. Kadınlar (herkes üstüne alınmasın) zaten ruspi olmuşlar. Vajinasına dovizler karalayıp devlet malı değil, istediğime veririm ve benzeri protestolar ile sosyal medyada gündem oluşturarak başının göğe ereceğini sanar durumdalar. Çünkü kocalarından, sevgililerinden göremedikleri ilgiyi bu şekilde dışa vuruyorlar.

Kadınların yanlış tutumu yüzünden asıl tartışılması gereken konu açıkta kalmıştır. Devletin yasayı çıkartmasının ardından mecburen doğurmak zorunda kalacak olan kadınlar istemeyerek doğurdukları yavrularını nasıl büyütecekler ? bu çocuklar nasıl bir psikolojiye sahip olacak? bununla alakalı araştırmalar var. istemeyerek doğurulan çocuklar toplumda kendini yalnız hissediyorlar. Mutsuz huzursuz çocuklar olacaktır büyük ihtimal.

Bir önceki satırda bahsettiğim durum kimin umrunda ama ? anneler vajinalarının derdine düşmüş durumdalar hak hukuk diye boş boş zırvalıyorlar. Sosyal medya dalgasına bakıyor yılmaz özdil gibi gavatlar halkın yanındayız mesajı veriyorlar bir kesime. Bilmiyorlarki Türkiyenin çoğu kürtajın yasaklanmasından yana. Sonuç itibariyle vajinaya aspirini bırakan birisi var onada sormak lazım belki evlilik dışı da olsa büyütmek istiyordur ? onunda hakkı vardır. yaparken beraber yapmışınızdır. belki alkollüsündür, nerden bilebilirim senin suçunun tecavüzcüden az olduğunu ?

Vicdanı kürtajlanmışlara hayat sadece sizden ibaret değil.!

Galeri

Maher Zain – Ya Nabi Salam Alayka

Maher Zain – Ya Nabi Salam Alayka

dinleti tavsiyesi

blog

Altın Kurallar

Okudum ve paylaşmakta fayda gördüm, tecrübe kazanmak için yaşamaya gerek yok uygularsan faydasını görürsün mutlaka..

 

1-Ucuz araba kullan ama, alabileceğin en güzel evi al.
2-Her zaman ve her ortamda anlatabileceğin üç fıkra öğren.
3-Sevinçlerini sakın erteleme.
4-Eşini çok iyi seç. Çünkü bu seçim mutluluğunun veya bedbahtlığını %90’ını oluşturur.
5-Hergün 30 dakika yürüyüş yap.
6-Her yemekten sonra şükret.
7-Bir arkadaşına sırrını açıklamadan önce iki kere düşün.
8-Maaş çekini imzalayan kişileri asla eleştirme.
9-Kaybedecek şeyi olmayan insanlardan kork.
10-Gözünün önünde hep güzel şeyler bulundur.
11-Çocukların, gelenek sözcüğünü duyduklarında seni hatırlayacak şekilde yaşa.
12-Dinine ait kitabı tam anlamıyla okumak için kendine bir yıl süre tanı.
13-Biri seni kucakladığında ilk bırakan sen olma.
14-Hergün 6 bardak su içmeyi unutma..
15-seni seven insanları koru..
16-Zor da olsa ailenle tatil yapmak için her şeyi dene. Bu tatildeki anılar, hayatındaki en değerli anılardan biri olacak.
17-Kendine yapılmasını istemediğin hiçbirşeyi başkalarına yapma.
18-Başarıya, iç huzura kavuştuğun, sağlıklı olduğun ve sevildiğin zamanı değerlendir.
19-İyi ve başarılı bir evliliğin iki şeye bağlı olduğunu unutma:
a) Doğru insanı bulmak
b) Doğru insan olmak.
20-Ebeveynlerini, eşini ve çocuklarını eleştirmek istediğin zaman dilini ısır.
21-Evliliğini güzelleştirmek için hergün bir şeyler yap.
22-iyilik dolu bir sözü ve iyiliğin etkisini asla küçümseme.

SON SÖZ..

Hayatınızdaki kötü olayları düşünerek vakit kaybetmeyin; Yoksa güzellikleri görmekte gecikebilirsiniz . .

Yemeğe tuzla başlamak

dinimiz o kadar güzel kültürümüze yansımışki bazen kültürdenmi dindenmi geliyor fark edemiyoruz bile.
yemeğe tuzla başlamakta onlardan birisi… artık yemeğe başlamadan önce ve sonunda tuz kullanacağım çünkü;

Hadisi Şerifte:
(Ya Ali, yemeğe tuz ile başla!) 
[Şir’a]

(Yemeğe tuzla başlamak ve bitirmek 70 hastalığa şifadır.)[R.Nasıhin]

Tıbben:

Sadece tuz ile çıkan bir salgı vardır mide de.
Tuz ile başladığında yemeğe hazır hale getirir ve tekrar tuz ile  bitirdiğinde  yemek vaktinin bittiğini anlar.  ve yemeğin hazmedilmesine yardımcı olur…

Saygı ve Sevgiyle kalın…

Mevlid Kandili

 

“Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.”
(Enbiyâ, 107)

İnsanlığın kurtuluşu için gönderilen son ve en büyük peygamber, bizim Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) 571 yılında Kameri aylardan Rebiü’l-evvel ayının 12.gecesi doğmuştur. Milâdî takvime göre ise bu, 571 yılı Nisan ayının yirmisine rastlamaktadır. Bu mübarek geceye “Mevlid Kandili” denir.

 

Tüm islam aleminin mevlid kandili mübarek olsun… Hz.Muhammed s.a.v layık bir ümmet olabilmek ümidiyle…

 

 

Kağıthane Askerlik Şubesinde Muayene...

Başlıkta yazdığım kadar kolay olmadı. Sabah 07:30 da Kağıthane askerlik şubesindeydim, 16:30 da anca işlemlerimi bitirebildim, Allah yardımcım olduki son muayene olan asker adayı ben oldum bir günde zorda olsa bu işi hallettim. Ocak ayında tertibimiz belli olacak. Sabah dan akşama kadar güneş tepemizden hiç ayrılmadı, 1000 e yakı kişi ve sonunu göremediğiniz bir kuyruk, millet sabah namazında sıraya girmiş :=) Size tavsiyem muayene ye ya çok erken yada geç gidin, sebebine gelince 3.tertip gidenler sülüs almaya geliyorlar, ve muayene içinde gelener olunca ortalık birbirine giriyor mahşer gibi desem yeridir, 22 si ile 27 arasında 3. tertip askere gidecekler için sülüs alma vakti, eylül de yada ağustosun başında gidin işlemlerinizi kolaylıkla halledersiniz. Gerçi işlem çok değil 25 dkk kadar sürüyor, ama içeriye girebilmek 10 saat kadar bir süre. ve güneşin altında pişiyorsunuz bir günde arap oldum. ve beynim şuanda zonkluyor güneşin etkisinden. Neyseki ölmedik sağız bu kadar ciddi söylüyorum gittiğinizde veya gidenlerinizden her bir kimse biliyordur yada bir gün bilecek. Aklınız varsa köyünüze tatil maksatlı gidip muaynenizi yaptırın.  Nüfüs cüzdanınız ve iki tane fotoğrafa ihtiyacanız olacak diğer evraklar sülüs alırken lazım oluyor boşu boşuna önceden verem ikametgah vs vs için zaman harcamayın. Artık ocak ayını bekliyeceğiz tertipimiz belli olacak Dua edin şimdiden 1. tertip gideyim.

Let's keep in touch

Submit
Remember to fill out all the fields.